30.06.2016

İL MÜFTÜSÜ NECATİ AKKUŞ'UN KADİR GECESİ MESAJI

 

KADİR GECESİ İNSAN VE HZ. KUR’AN

Cümlenin içinde birçok kelime,

Kelimede ise nice hece var.

Ne mutlu ki kadir kıymet bilene,

Bin aydan hayırlı böyle gece var…

Zaman ve mekânlar, kendilerinde meydana gelen büyük ve önemli olaylarla değer kazanırlar. Kadir gecesi bu bakımdan hiçbir geceye nasip olmayan bir olayın meydana geldiği gecedir. Çünkü bu gecede kadri yüce bir kitap olan, Allah Teâla’nın insanlığa gönderdiği son mesaj Kur'an-ı Kerim, inmeye başlamıştır.

Kur'an-ı Kerim İslamiyet'in ana kitabıdır. Dinin esasıdır. Dini hükümlerin dayanağı olan dört delilin birincisidir. Bütün dini hükümleri ihtiva eden Kur'an-ı Kerim, geçmiş semavi kitapların da özetidir. İnanç, ibadet, ahlak ve sosyal bakımdan insanı ve insan topluluklarını maddi-manevi mutluluğa ulaştıracak her şeyi bildirmiştir. Nitekim Nahl suresinin 89'ncu ayetinde mealen şöyle buyrulmuştur: "Ey Muhammed, sana, her şeyi açıklayan ve Müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kur'an-ı indirdik."

Kur'an-ı Kerim insanlar için bir hidayet kaynağı olarak gönderilmiştir. Bu husus birçok ayette sık sık tekrarlanmıştır. İsra suresinin 9'ncu ayetinde: "Doğrusu bu Kur'an en doğru yola hidayet eden ve yararlı işler yapan müminlere büyük ecir olduğunu, inanmayanlara ahirette yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler" buyrulmuştur.

Kur'an-ı Kerim, son ilahi kitap olarak gönderildiğinden, talimatı da bütün insanlığı içine alacak
şekilde umumidir.

Kur'an-ı Kerim, her şeyden evvel Allah'ın varlığını, birliğini, O'nun yüksek ve eksiksiz sıfatlarını, yaratılmışlara olan rahmet ve mağfiretinin genişliğini tespit ve talim eder. İnsanlar için hayat ve saadet kaynağı olan önemli ve ölmez prensipleri ortaya koyar.

Kur'an-ı Kerim, aile hayatı ile karı-kocanın karşılıklı hak ve vazifelerinden, milletlerarası münasebetlere; selamlaşmaktan, evlere izin alarak girme adabına varıncaya kadar, sosyal hayatın bütün kurallarını gösterir, en yüksek, en güzel ahlak prensiplerini öğretir.

Kur'an-ı Kerim, zina, fuhuş, sarhoşluk, adam öldürmek, yalan söylemek, iftira etmek, haksızlık yapmak, israf etmek, hıyanette bulunmak ve gıybet etmek gibi toplumu sarsan kötülükleri yasaklar.

Kur'an-ı Kerim, daima ileriyi emreder. "Babamızdan böyle gördük" diyerek kötü alışkanlıklardan ayrılmak istemeyenleri ayıplar, körü körüne taklidi reddeder.

İlk inen ayeti "OKU" diye başlayan Kur'an-ı Kerim, insanları daima ilme teşvik eder. Akla ve düşünceye büyük önem verir. Kâinatın ve ondaki yaratılış inceliklerini düşünmeye davet eder. "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Diyerek, ilmin üstünlüğünü ortaya koyar.

Hülasa Kur'an-ı Kerim, insanı dünya ve ahirette mutlu kılacak her şeyi ihtiva eden bir Kitab-ı Mübin'dir. O'nu rehber edinen yanılmaz. O'na sımsıkı sarılan sapıklığa düşmez. Onun gösterdiği yolda yürüyen şaşırmaz ve onu okuyanın ecri az olmaz.

İşte Kur'an-ı Kerim gibi insanlık için bir hidayet rehberi olan kitabın, böyle bir gecede inmesi, ona müstesna bir şeref kazandırmıştır.

Bu geceye  mahsus bir ibadet yoktur. Ancak,  bu geceyi  namaz kılmak, Kur'an-ı Kerim okumak, tövbe ve istiğfarda bulunmak, dua etmek suretiyle ihya etmek uygun olur. Üzerinde namaz borcu olanların hiç olmazsa bir günlük kaza namazı kılmaları iyi olur. Böylece, hem namaz borçlarını ödemiş, hem de geceyi ihya etmiş olurlar. Namaz borcu olmayanların ise nafile namaz kılmaları sevap kazanmaya ve geceyi değerlendirmeye vesile olur.

Nitekim bu gecede okunabilecek bir duayı da Peygamberimiz (s.a.s.), eşi Hz. Âişe (r.a.)'ye öğretmiştir. Hz. Âişe (r.a), bunu şöyle anlatır:

“Hz. Peygamber'e dedim ki: “Ey Allah'ın Rasûlü, Kadir Gecesi'ne rastlarsam nasıl duâ  edeyim?'  Peygamberimiz (s.a.s):

“Allah'ım sen  affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet' diye dua et buyurdu.”

Evet. Nebiyy-i Zişan (as)’ın müjdeleyici nurlu beyanıyla;

"Her kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve ecrini Allah'tan umarak, ibadetle ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır."

Bir taraftan Kadir gecesinin manevi feyiz ve bereketiyle gönüllerimiz Rabbani aşkla coşarken; diğer taraftan ilahi rahmet ve mağfiretiyle bizlere huzur ve sükun bahşeden Ramazan günlerinin hicranını yaşıyoruz.

Teravihleri, sahurları, iftarları, vaaz ve mukabeleleri ile rahmani feyizlerin oluk oluk aktığı, mübarek günleri geride bırakmanın üzüntüsü içerisindeyiz. Ancak, gaye gidene üzülmek değil, gideni kendimizden memnun ve hoşnut olarak gönderebilmektir. Allah nasib ederse daha birçok Ramazanlara kavuşacağız.

Kalplerimizde Allah sevgisinin ateşini yakarak mübarek Kadir gecesini ihya edelim. Çoluk çocuğumuzla bu geceden istifadeye çalışalım. Üzerimize vacip olan fıtır sadakalarımızı Bayram namazından önce vermeye çalışalım.

Yüce Mevlamıza bütün kalbimizle niyaz edelim ki, şu mübarek gün ve geceler hürmetine,

Kalp gözlerimiz ilahi aşk penceresine açılsın,

Gönül dudaklarımız havz-ı kevserle kansın,

İmanlı ruhlarımız, nur-u kur’an’la parlasın.

Hayır dolu Kadrimiz, İhlas kokulu oruçlarımız size ve tüm inananlara şefaatçi olsun!

Rabbim bu gecenin kadrini bilenlerden eylesin!...

Bu vesileyle Âlem-i İslam’ın Kadir gecesini tebrik ediyor, daha nice Kadir gecelerine sağlıkla erişmemizi, bu gecenin, cennet vatanımızın refah ve saadetine, necip milletimizin birlik ve beraberliğine vesile olmasını Cenab-ı Hakk'tan niyaz ediyorum.